Bölüm 2 / 7
İNSANLAR AĞAÇLAR GİBİDİR NE DENLİ YÜKSELMEK İSTERSE O DENLİ AŞAĞIYA İNMELİDİR DEMİŞ NEİTZCHE . YUKARI ÇIKMADAN AŞAĞILARA KÖK SALANLARDAN OLMA..
HER CANLIYA DEĞER VER. SİNEĞİ GEREKSİZ SANAN KURBAĞAYI BESLEMEK ZORUNDA KALIR.
ÇEKMEYEN BİLMEZ ; BİLİR GÖRÜNÜR . BİLGE İSE ANLAR .
TEPKİ GÖSTERİRKEN UNUTMA SABİT GÖRÜNEN ÖRS ÇEKİCİN YANSITKANIDIR.
HER BÜYÜK ATEŞ BİR KIVILCIMLA BAŞLAR YAKMA ! YAN.
. İÇ HUZURUN ELMA KURDU VİCDAN VE KUŞKUDUR.
BİLDİKLERİNDEN O KADAR EMİN OLMA BİLDİN BİLELİ GÜNEŞ DOĞAR EMİNMİSİN? YARIN GÜNEŞİ GÖRECEĞİNE !
KENDİNE DAİMA SOR YARIN VARMI ?
İNSANLARI ÇOK SINIFLAMA BENCE İNSANLARI İKİYE AYIRMAK MÜMKÜN SAFALAPOTLAR YANİ KAFADAN BACAKLILAR VE BUNLARIN ARASINDA BİR KALP TAŞIYANLAR.
SAFALAPODLARI UNUTMA ERDEM KULLANICI AHTOPOT LARDIR ONLAR . SOMÜRÜLEN ERDEMLERİ YAŞARSAN ACI ÇEKERSİN.
ACININ SUSANI AĞIR BAĞIRANI HAFİFTİR.
FİLOZOF BOHÇASINI TOPLADI VE SİZE SON SÖZ DEDİ.
HEPİNİZ ÖZGÜR OLDUĞUNU SANAN PRANGALI MAHKUMLARSINIZ.
KAPİTAL MAKİNASININ BİR VİDASINI SIKMAK İÇİN EĞİTİLDİNİZ. YA HİÇ UYANMAYIN UYANIYOR İSENİZ KARAKOYUN OLARAK YAŞAMIN VE TANRINI SİZE VERDİĞİ HER GÜNE AİT OLAN DÖNÜŞÜMSÜZ 86 400 DAKİKALIK ZENGİNLİĞİ DOLU YAŞAYIN.
ÇOBANINIZ KAVALA BAŞLADI. MEZBAHA SİZİ BEKİYOR. SİZDEN EVVEL TRİYONLARCASINI AĞIRLADI.
ZENGİN FAKİR KÖTÜ İYİ GENÇ İHTİYAR
95000 YILDIR HEPİNİZ GİDİCİSİNİZ ! MUTLU VE DOYMUŞ GİDİN !
MUTLULUĞU YAŞAMAYI BİLİRSENİZ BAŞKALARI İLE UĞRAŞMAYA VAKİT BULAMAZSINIZ.
ANAHTAR ; TANRININ SUNULARINA ULAŞACAK ANAHTAR OLAN AKILLI OLUP VE ERDEM SEÇİCİ OLUNUZ.
YIKANMIŞLIKTAN; UYANMIŞLIĞA; KELEBEK KANATLARINIZLA UÇUNUZ.
Size siz dostsunuz akarken durulun. Suyunuzda Yetişen kamıştan ağlayan ney değil sevinç çığlıkları atan pan flüt üfleyin. Rüzgarın ninnisi Gün doğumunun ve batımının renkleri,varlığımı unuttuğunuz bulutlar , yıldızlar , yakamozlar Zaman ayırmayı unuttuğunuz tüm sevdikleriniz Mutluluk dağıtan her şey sizi bekliyor. Uyanın ağıla mı ? ağıta mı ? gidiyorsunuz..
Son sözümü Ölü ozanlarla söyleyeceğim anlayana.
Artık yola çıkma zamanı geldi . Diogenus un Fenerini yukarı kaldırır Kara koyunların az sayıda da olsa sürüden ayrılmakta olduğunu görür.
Başını göğe kaldırır.Gülümseyen bulutlar görür
Asasını yere vurur. Feneri tekrar kaldırırı ve sallar. Bu vedadır.
Anlaşmazlar denizinin kenarından üzümbağları arasından Kumruların sesini dinleyerek Yol alır.
Akşam güneşi bağlardaki taneleri Altın yapar. Filozof mırıldanır;
- Tanelerin üzerindeki buğunun Elipsoides Sakkoromiçes adlı bir fermantasyon bakterisi olduğunu bilecek kadar okumasaydım.
Gün kızıla şarkı söylerken martılar kanat Çırpar imbat saçlarını okşar.
O susar.
Doğanın senfonisini dinler.
Toprağın, ozonun, denizin, çiçeklerin kokusunu Ciğerlerine çeker.
Martıların kanat sesleri ,kumruların iç çekişime karışır.
Yomland dan uyku horultuları yükselir.
Milyarların ayak izlerine basarak yola devam eder.
TANRI ÖLDÜ DİYORSUN O ASLA ÖLMEDİ SADECE YARATTIĞI İNSANIN VERDİĞİ NİMETLERİ KULLANAMAYIŞINA AĞLIYOR.
Erdal Uran
Şimdi Deccal yoldadır.
1.gece
Yomland da bir akşam karanlığıdır. Körfez vapurları Rutinleri taşırken Deccal rıhtımdaki beyaz koyunlara seslenir.
Halk ;
- Gitti bir deli geldi bir deli!
Deccal;
-DOĞADA RÜZGAR DENİZİ OKŞARKEN ; AĞAÇLAR KUŞLARA SUNAK VERİRKEN; ÇİÇEKLER ARILARA BAL SUNAR VE ARILAR ONLARI DÖLLERKEN; MAVİ GÖK VE TÜM GÜZELLİKLER SUNULARINI EMRİNE VERİRKEN ;
Halk bir an duraksar; Biri seslenir: - Vapur kaçacak!
Deccal;
- Senin vapurun çoktan kaçmış.İndiğinde son iskele olacak!
EN SON MARTIYI NE ZAMAN GÖRDÜN ? BİR DALIN BÜYÜRKEN HIŞIRTISINI NE ZAMAN DUYDUN ? AÇMAKTA OLAN BİR ÇİÇEĞİN EVRESİNE GELİN TAÇLI BİR YÜCE DAĞIN MOR GÖLGELERİNE NE ZAMAN BAKTIN?
HAYAT KAÇMADAN İSKELEDE İN. YOKSA SENİDE İYİ BİLİRDİK DİYECEĞİZ...!
Halk;
- Bu son vapur kaçırırsak körfezi dolaşmak gerek zaman kaybı;
Deccal;
- Koşun , koşun şaşkın kullar sizler Tanrı Kulu olduğunuzu unutup kula , kul olmuşsunuz Onun sunularını unutup fakirleşmişsiniz. Binin Son vapura ! Acaba yarın ilk vapurda kaçınız Olacak ?
İskelede bir adam akordeon çalarak para toplamaya başlar.
Deccal;
- İşte uyanan biri sizi mutluluğa çağırıyor duyan var mı ?
Hareket zili çalar. Yolcular koşuşur biner iskele Çekilir.
Deccal ;
TANRIMIN UYUYAN GÜZELLERİ YA TÜM UYUYUN SAKIN MEZBAHA KAPISINDA DA UYANMAYIN . KAYBOLMUŞLUĞU HİÇ YAŞAMAYIN VEYA YARIN YENİ BİR GÜNE BAŞLAYIN.
Deccalı dinleyen iki canlı kalmıştır. Biri sevgi Yoksulu bir sokak köpeği, biri banka uzanmış Bir gurbetçi. Adam Seslenir;
- Bana açlıktan bahset.
Deccal :
- Benim sözüm doydukça acıkanlara !Onlardır senin cebine sakladığın kuru ekmeğin tadını bilmezler. Seni açlığa mahkum eden onlardır. Birbirinin elindekini kapmak için katrilyonlar Öderler silah tacirlerine senin rızkınla adam öldürür onlar. Onların ruhu satılmıştır . Lezzetini unutmuşlardır yaşamın onlar ebdi açıdır aç ölürler.
Adam gazeteyi burnuna kadar örttü ve Uykuya Daldı. Deccal harmanisinin yırtıkları arasında Kurcalayıp bulduğu somunu onun bankına bıraktı ve
-TANRIM BUNU BÜYÜKLÜK DUYGUSU İLE DEĞİL PAYLAŞMANIN ZEVKİ İÇİNYAPTIM BİLİYORUM . YARDIM YAPANI MAĞRUR YAPILANI MAĞDUR ETMEMELİ kimse görmedi PAYLAŞIRKEN.
Deccal Yorgun sokak lambalarının sarı ışıkları arasından sessiz karanlıklara daldı .Köpek onun peşinden seyirtti ve deccal seslendi;
- Gel bakalım yaren sen herhalde kara köpeksin gel de kara koyun bulalım.
Beraberce gecenin karasına daldılar.
2.gece
Sokaklar boştur.Deccal asası ve kara köpeği ile Sokakların karanlığını delen bir lamba altından seslenir ;
-Yedi uyuyanlardan mısınız ? Çıkın o rutinden çıkın mağaralarınızdan . Gün akşam oldu. Sizin özgür saatiniz. Farkında”lığı yaşıyor musunuz? Yoksa ağılda ot yiyip , kaval mı dinliyorsunuz ?
TANRIM SUNULARINI , CENNETİNİN VE CEHENNEMİNİN ARASINDA ARAFTA BU AK KOYUNLAR UYARAMIYORUM. AFFET !
Deccal kara köpeğine başkaları duysun diye seslenir;
YAREN : UMUTSUZLUK KADİM KATİLİDİR İNSANIN, UYUMSUZLUK İSE UMUTSUZLUĞUN BAŞLANGICI . YALIN UMUTSUZ BOL NASİHATLER ALIR YÖREDEN VE UYUMSUZLUĞA SÜRÜKLENİR. DÖNGÜ BAŞLAR.UMUTSUZLAŞIR . OYSA BİR SICAK KARA ELDİR BEKLEDİĞİ.. O DA YA TANRI, YADA UZAK BİR YAKINDIR.
Kimseler yoktur ortalıkta deccal tekrar seslenir celallenir
- DÜŞEN ŞİMŞEK UYKUNUZA DÜŞSÜN UYARSIN SİZİ . SUNULARI ANLAMADAN UYUDUĞUNUZ MASALDAN UYANIN !
ERMİŞLİK SARSIN SİZİ . YOK OLURKEN YAŞAYIN BOŞALIRKEN DOLUN.
Deccal sessizlikten rahatsızdır , ıekrar bağırır.
-Kara koyun alırım.Yok mu ülkenizde..!
bu ülkenin koyunları prangalı rutinler mi?
Tanrım! Yemek içmek ağıla dönmek! Amipler ve solucanlarda böyle ! Aman Allahım ne olmuş bu ülkeye !
Gel kara köpeğim ovaya gidelim belki orada yaşamayı unutmayan veya hatırlamak isteyen Buluruz Tanrı sunularına boğulmuş körler ülkesi burası.
Karanlıkta kaybolurlar.
3.gün
Deccal dağdan Bir ilahimsi şarkı söyleyerek asasını vura, vura gelirgelir.
Dolmak taşmağı getirmiyorsa O çoban hep aynı türküyü söylüyorsa Yürüdüğün yol mezbahaya gidiyorsa Ya sürüyü terk et yada otlaş Yada Tanrının sunularına ulaş Harcadığın her dakika Asla dönmeyecek arkadaş
Deccal limana gelir ve konuşmaya başlar.
DİRİ İKEN ÖLÜ OLACAĞINIZA ERDEM EDİN ÖLÜ İKEN DİRİ OLUN. MUTLULUKTAN HASAT İÇİN EMEK GEREK,ALIN TERİ GEREK SEN KİMİN DÜVENİNDE BİR DİLİME UYUYORSUN.
SİZE CENNET VE CEHENNEMİ OLAN BİR DÜNYA VERDİK . AKIL DENİLEN BİR REHBER VE GÜZELLİKLERİ KEŞFEDİN DİYE İKİ GÖZ VERDİK. SİZ NEYİ YAŞAMAKTASINIZ...
İLK OKSİJENİ CİĞERİNE EBE ŞAPLAĞI İLE ÇEKEN SEN.. DÜNYA GÜZELLİKLERİNİ TATMAK İÇİN EBENİMİ BEKLİYORSUN GARİP AK KOYUNLARIM.
O TOKATI ZAMAN SİZE ATACAK KIRK YAŞ SENDROMU; GERİNME İLERİ YAŞLAR UYANMADIR. TREN KAÇMADAN SİZ GENÇKEN UYANIN YAŞAYIN ! Kara köpek zıplayarak , havlayarak bir dansa başlar. Deccal gülümser ve ona seslenir Kara koyun bulamadığımı zannetme onların Çoğu mutluluğu aramaktan beni dinlemeğe bile Zaman ayırmaz . O sunularla özdeş yaşar. Anahtara ihtiyacı yok. Bizim derdimiz Ak koyunlarla .
- Hadi yürü biz DORUĞUMUZA dönelim.
4.gün
Deccal , Filozofun söylev yaptığı parktadır. Zaman; ikindidir. Halk meydandaki heykelin Dibinde o garip ilahisini rock yıldızı edasıyla söyleyen bu adamın etrafında toplanır .İlahisi Bitince:
- Benim kuzucuklarım hoş geldiniz.Sizle dost söyleşisi yapalım . Çoğunuz birilerinin maşası sınız
MAŞA OLACAĞINA ATEŞ OL AMA ASLA KÜL VE KUL OLMA
Biri seslenir;
- Ya orta yol yok mu ?
Deccal;
- SENTEZ GRİDİR . CESURSAN SİYAH VE BEYAZI KULLAN.
YAŞADIĞIN KÜFÜN ADİ MANTARI OLACAĞINA PENSİLİNİ OL İNSANLIK İÇİN İŞE YARA . Adam - Adam gibi konuş ben üç üniversite bitirdim.
Deccal;
- Bence üniversiteler seni bitirmiş hala bulamadın mı ?
Adam; - Neyi?
Deccal
- Aradığını ?
Adam - Bir şey aramıyorum
Deccal -Problemi şimdi çözdün!
Adam : -Adi demagog!
Deccal -
- UYAN ZAMAN SENİN ÜZERİNDE VE OT YAŞAYANLARIN ÜSTÜNE ACIKLI BİR TRAGEDYA BESTELİYOR. SONUNDA KAHRAMANLAR SUNULARI ..! TATMADAN GÜBRE OLUYOR.
BU GÜN KİM OLDUĞUN DÜNKÜ TERCİHLERİN SONUCUDUR. YARIN KİM OLACAĞIN BU GÜNKÜ TERCİHLERİN SONUCUDUR UYAN.
SEÇİM SENİN İSTER UYANIKKEN UYU İSTER YALNIZ UYKUDA İKEN UYU !
Halktan biri;
-Sende bizi eşek yerine koydun biz insanız hem de aslan Gibi adamız !
Deccal;
- HEY GAFİL SENDEN NANKÖRÜ VARMI? HÜKMEDEMEDİĞİN ACI KUVVETİNDEN KORKTUĞUN ARSLANA ÖVGÜ..
SENİNLE YÜKÜNÜ PAYLAŞAN HÜKMEDEBİLDİĞİN DOSTUN EŞEĞE AŞŞAĞILAMA ! MÜMKÜN OLSA DA ARSLAN OLUP PARÇALAYACAĞIMIZA EŞEK OLUP İNSANLARIN YÜKÜNÜ PAYLAŞABİLSEK.
Ama senin ve bir çoğunuzun parçalayıcı olduğunuz doğru. En çok parçaladığınız şeyde Tanrının size sunularından biri olan zaman. Çünkü efendilerin öyle istiyor.Sende o yoldasın!
Bağırır;
- EFENDİLİĞİ KÖTÜ KULLANANLARIN NİCESİ EFENDİ OLMAK İÇİN İHTİRASIN KÖLESİNİN, KÖLESİ OLDU. SEN NEYİN KÖLESİSİN?
HAYATIN NİMETLERİNDE UYUYANLARDAN DEĞİL. YATAKTA UYKU İÇİN UYUYANLARDAN OL.
Şu yanımda zıplayan canlı gibi mutlulukta
YARENNİM OL ! BİZ TÜM GÜZELLİKLERİ SENİN HAYAT SOFRANA KOYDUK , SEN YARIN YERİM DİYE AÇ GİDİYORSAN ! SANA YARIN DAHA MÜKEMMELİNİ VAAD EDENLERE KANIYORSAN: MEZARLIKLARA GİT. MEZAR TAŞLARINI OKU ! ONLAR SANA ANLATIR.
Halk
-Biz yerimizden memnunuz sana ne gerek?
Deccal;
-DİBE İNİYORSAN EN DİBİ BULMALISIN BELKİ ORADA AYAKLARINI VURUP SU ÜSTÜNE ÇIKMAK ŞANSINI YAKALARSIN
DOĞUMDAN ÖLÜME UYUYORSAN HİÇ UYANMA! NE KADAR GEÇ UYANIRSAN O KADAR AZ ACI ÇEKERSİN.
ÇOĞUNUZ KUM SAATİNİZ BOŞALIRKEN UYANIRSINIZ VE ÖFKENİZİ EN YAKIN ÇEVRENİZE KUSARKEN TANRIYA TAVİZ VERİP MUTLULUKDİLERSİNİZ. O YÜCELERİN YÜCESİ DOĞUMUNUZDAN İTİBAREN HER TÜR GÜZEL ŞEYİ YANINIZA KOYDU SİZ SEÇİMİNİZİ YAŞADINIZ. TREN KAÇTI VEYA KAÇMAK ÜZERE…! AKLINI BAŞINA AL KALAN ZAMANI ŞEKER KAMIŞI ÇİĞNER GİBİ ÇİĞNE MUTLULUK KAF DAĞININ ARKASINDA DEĞİL YANI BAŞINIZDA ! GÖZLÜK DEĞİŞTİR!
YAŞADIĞIN YERİ VE YOLU BİZ ÇİZMEDİK SEN SEÇTİN BİZ SANA SEN SEÇ DİYE AKLI SUNDUK SEN YANLIŞINŞA KİMİ SUÇLARSIN! SEN KİME RÜŞVET VERİRSİN ! DOĞRU VE YANLIŞ SEÇİMİNDİR. ANAHTARIN AKLINDIR YÜCELERİN YÜCESİ REHBERİNDİR SEN NERELERDESİN.
SONA YAKLAŞTIKÇA VERİLEN TAVİZ BİZİ SİZDEN UZAKLAŞTIRIR. RİYA İSE SUS. TESELLİ İSE SUNDUKLARIMIZDIR.
O gün kuzular ağıla isteksiz döndüler:
5.gün.
Birileri Deccalın kara köpeğini taşlarlar ve bağırırlar;
-Sıra sana gelecek. Sen Ölünce cehennemde yanacaksın!
Deccal;
- Köpeğimi kara olduğu için taşlıyorsanız Onun karalığı sizden daha beyaz. Benim için Söylediklerinize gelince eğer ölümden sonra Cezalanacağımdan çok eminseniz .şimdi niye Taşlarsınız ? Emin değilseniz nerede inandıklarınız.
TANRININ VERECEĞİ SADİST CEZALARDAN BAHSEDENLER ONUN ADINA SIĞINIP KENDİ,SADİZMİNİ TATMİN EDENLERDİR.
- Kötünün cezası içindedir.
Adamlar güldüler.
Deccal yola koyulurken seslendi ;
- Sırtlan başta olmak üzere tüm yırtıcılar güler Görünür ama sadece sırıtır onlar. Tanrı altıncı günde insanı yarattı . İnsanoğlu altmış bin yıldır onu tanıyamadı..!
6.gün
Anlaşmazlar denizinde gün batımında kıyıya Oturmuş sevgililere yanaşır.Söyleşir.
Tanrını en büyük nimetlerinden biri sevgidir.
-SENİ SEVEREK SENİNLE OLDUM AMA BANA NE VERDİN ? DİYEN HER YAPIDA KENDİNE AŞIK KOCAMAN BİR NARSİST VARDIR.
Uyanın arada bir BİR BÜTÜN OLUN.AŞKINIZDA YALNIZLIĞIN FİLOZOFİSİNİ KULLANIN KALABALIĞIN DEMOSUNDAN KAÇIN. YALNIZLIKTA BİR BİRİNİZE YETİYORSANIZ YALNIZKEN OLDUĞUNUZ KADAR DOĞAL OLABİLİYORSANIZ SÜSLEMELERDEN SOYUNUP YALIN OLABİLİYORSANIZ GELECEK FALINIZ İYİ
KOŞUN TANRININ SUNULARINI PAYLAŞMAYA , O BİRBİRİNİ SEVENİ SEVER.
Kara yarenine döndü aşkın büyüsünü bozmadan gidelim.
Uzaklaşırken ilahisi dilinde idi:
Dolmak taşmağı getirmiyorsa O çoban hep aynı türküyü söylüyorsa Yürüdüğün yol mezbahaya gidiyorsa Ya sürüyü terk et yada otlaş Yada Tanrının sunularına ulaş Harcadığın her dakika Asla dönmeyecek arkadaş
7.Gün
Altıncı günde Tanrı kendini üzen oyuncağını yarattı ve yedinci günde dinlendi diyen deccalda
DİNLENDİ ,ve gözlerini kapatıp doğayı DİNLEDİ.imbatı ciğerlerine çekti.
8.Gün
Bir genç bir yaşlıya seslendi
- Ne arasın sokakta git evinde otur moruk !
Deccal
- YAŞLILARI SİLİN, GÖMÜN DİRİYKEN İTİP AŞAĞILAYIN…! EVLADINIZADA TAHTA KAŞIK ÖĞRETİN O DA SİZİN İÇİN KULLANSIN. YA DA TANRIM SENİ YAŞLANABİLMEK LUTFUNDAN KORUSUN,,,!
Bir başka yaşlı;
- Bırak bulaşma alçak gönüllü ol.
Deccal.
Birileri fakir görünüşlü bir yaşlıya para uzatır;
Deccal:
KALABALIKTA HİNDİLEŞİP KABARMAK İÇİN ACI ÇEKENE YARDIM POZUNDA YAKLAŞIYORSAN ONU TEKMELE DAHA DA BATIR.BELKİ DARBELERİNİ ULAŞTIRMAK İÇİN SENDE BATARSIN DÜNYA KURTULUR. TANRI BİLE KENDİSİNİ SEVMEMİZ GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR. YARDIM ACITMAMALI .ÖNCE SEVGİ VER BİR ÇOĞUNUZ SEVDİKLERİNİZE BİLE BU SİHİRLİ SÖZCÜKLERİ HİÇ MASRAFI OLMADIĞI HALDE SÖYLEMEKTE NEDEN CİMRİSİNİZ? SEVGİ ANLATMAKLA ÇİÇEK AÇAR.
8.Gece
Bir kadın seslendi;
- Sen mahşer gününe inanmaz mısın ?
Deccal;
- MAHŞER SEVGİNİN UNUTULDUĞU BU GÜNDÜR.
CENNET İSE TANRININ SANA DÜNYADA SUNDUĞU TÜM GÜZELLİKLERİ FARKETTİĞİN GÜNDÜR.
ÖLÜLERİ DÖNECEK GİBİ BEKLEYENLER..! KENDİLERİNİN ÖLÜMDEN SONRA UNUTULACAĞINI DÜŞÜNENLERDİR.
HER YARATILAN ESERDE YARATILIŞTAN BİR PARÇA VARDIR. ÇÜNKÜ YETENEK TANRININ İNSANA BİR BAĞIŞIDIR.
Bir Adam;
-Benim çok dostum var. Sırtım yere gelmez !
Deccal;
- Bir kara gün şovu yap bakalım kaçı kalacak.
DİKKAT ET YAMYAMLARIN EN TEHLİKELİSİ SİNSİ DOSTLARDIR. DUA ET UYANMA BUKONUDA ! UYANDIĞINDA MUTLULUĞUN SESİ ÇOK UZAKLARDAN GELİYOR OLACAK. ÖVÜNÜP ÜSTÜN İNSAN OLMAK İÇİN UĞRAŞMA KENDİNİ ÖVDÜKÇE ALÇALIYORSUN.
İYİ İNSAN İSEN SENDEN ÜSTÜNÜ YOK
UNUTULMAKTAN KORKUYORSAN IŞIK SAÇ AMA UNUTMA HER MUM BİR GÜN BİTER. SIRA KİMİN MUMUNDA !
9.Gece
Deccal sokaklarda bağırır;
UZAK GÖRÜNEN YAKINDAN BİRİ SESLENİYOR HADİ OYUN BİTTİ...!
Bir genç yumruğunu sallayarak deccala bağırır
- Ben doğuştan mutsuzum ruhum sakat bu nedenle.
Deccal ;
- SAKIN KIZMA SÖYLEYECEĞİME ; HER SAKATTA SAĞLAMA BİR HIRS VARDIR. HER DÜŞÜNMEYEN İNSANDA DA ÖYLE.
GARİP YARENİM ! SENİ BEN SAVAŞ ALANINA KOYMADIM BULUNDUĞUN YERİ SEN SEÇTİN ! BAK MOR DAĞLARDA KEKİK KOKAN SULAR DAĞ ÇİÇEKLERİ SENİ BEKLİYOR. SEN HALA SAMAN YİYORSAN YA ÇOBANINI YA DA KENDİNİ DEĞİŞTİR.
AKILLI İSEN KULLANABİLİRSİN ACI DOĞURGANDIR . MUTLULUK SARHOŞ EDİCİ. HER İKİSİ DE ZAMANLA GEÇER. İYİ KULLAN.
ÇIPLAK GERÇEĞİ SADECE DELİ DECCAL SÖYLER. SEN ONA AYIBINI ÖRTECEK BİR ŞEYLER GİYDİR SÖYLE !
UNUTMA DÜŞÜNCENİN SINIRLARINI KUVVETLİLER KENDİ MENFAATLERİ İÇİN ÇİZER . KENDİ SINIRLARI SEN KOY.
YÜKSEĞE TIRMANMAKLA YOKUŞ ÇIKMAK FARKLIDIR . YOKUŞUN SONUNA VARDIĞINDA İNİŞİ GÖRÜRSÜN .
Genç filozof diye biri de senin gibi konuştu;
Deccal;
ASLINDA BAŞKASI İLE KONUŞANA DELİ. KENDİ İLE KONUŞANA AKILLI DEMEK GEREK.
Genç
-Ben delilerden korkuyorum
Deccal; SEN DELİ DEN ÇOK SİNSİ DEN KORK. YILANLAR İÇİNDE EN MERTİ ÇINGIRAKLI YILANDIR SALDIRACAĞINI HABER VERİR DELİ ÇIGIRAKLIDIR, HUMBARACILAR VE SİNSİ DOSTLAR GİZLİDİR ONLARI TANI VE İZLE ASLA ARKANI DÖNME.
ASLINDAİNSAN GÜVENDİĞİNDEN DARBE YER GÜVENMİDİĞİNE TEDBİRLİ OLUR SEN DAİMA ÖNDEN ALABİLMELİSİN SALDIRILARI. ARKADAN VURULMAK HEP RİSKLİDİR. HEM DE ÇOK ACI. BU GİBİ BEKLENMEYEN OLDUĞUNDA SAVUNU AŞIRI GÖNÜL KIRGINLIĞI TAŞIR. ACILAŞIR. TANRININ SANA SUNDUĞU LUTUF LARI KULLANARAK MUTLU OL
ACIYA VAKTİMİZ YOK .YOLUMUZ KISA SUNULARDAN FAYDALANMAK İÇİN KARA GÜNLERİ VE KARA KİŞİLERİ ÇABUK SİLMEK GEREK.
SESSİZ SAAT İCAD EDİLDİĞİNDEN BERİ İNSANLAR ZAMANIN HARCANIŞININ FARKINDA OLMUYOR . BEN MÜMKÜN OLSA HER SAATİN GEÇTİĞİNİ ASKERİ TOPLARLA EN GÜRÜLTÜLÜLÜ ŞEKİLDE DUYURURDUM.
Delikanlı susar;
Deccal; - BAZEN SUSKUNLUK FIRTINAYI GETİRİR.
Delikanlı karanlığa dalar. Bir yaşlı mızıldanır.
- Ah bu gençler !
Deccal
- YAŞLANDIĞIN ZAMAN ÇOCUKLAŞMAK VEYA ONLARI TENKİT ETMEK YERİNE BEYNİNLE GENÇLEŞ TECRÜBELİ GENÇ OL . ONLARLA PAYLAŞ.
Yaşlı seslenir;
-Haklısın.
Deccal;
Bu ifade sus anlamında (HAKLISIN)ise bir şeyi unutma HAKLILIK SUSARSA HAKSIZLIK AT KOŞTURUR. Ama yinede susacağım.
Yavaşça yosun ve çiçek kokan geceye dalar. Kara köpek onu takip etmez.Bir beyaz dişi görmüştür.Deccal gülümser.
10.Gün.
Deccal dilinden düşmeyen ilahisi ile zakkum ve böğürtlenlerin süslediği ağustos böceklerinin ninni lediği Toprak bir yolda ilerlemektedir.
Denizin enginliğinden gelen esinti çiçeklerin ve Ihlamur ağaçlarının kokusu ile karışarak İlerideki ceviz ağaçlarına ulaşır.
Kavak ağaçları bunu kıskanmış ca sına salınır Kumruların sesi hışırdayan yaprakların ninnisi İle Gediz kenarına varır.
Deccal mırıldanır:
- On binlerce yıldır koyunlarının niceleri kör Öldü affet onları tanrın,Yaşanlara sunuları için Görme gücü ver. Yomland uyku şehri acaba mega köyün erguvanlarına yetişecekmiyim mor Salkımlar ve sümbüllerin sezonu geçti. Yolda falcı papatyalar var.
Bir gün de kardelen ülkesine gitsem
Yola devam eder.
FİLOZOF- DECCAL KARŞILAŞMASI
Bu davettir ölümlü ! Davet nimetlere Bir davet ki Kalabalıkta Yalnızlığa Yalnızlıkta Kalabalığa ERDAL URAN
Deccal yolda Filozofla karşılaşır., Seslenir
- Hala başladığın yerdemi yürüyorsun ?
Filozof - Hayır ! Bir şeylerin gerisinde ve kendimin ilerisinde !
Deccal - Bu küreye benzeyen geotik cürufta ne denli ileri gidersen kendinin o denli gerisine varırsın. İleri ve gerinin ilmine varmak gerek.
Filozof- İlim insanın çözülmeyeni aşma hırsıdır.
Deccal- Hırs ise insanın büyük dostu... ve en kötü kemirgeni.
Filozof- Evet maddede ve kıskançlıkta büyük kemirgen , ilerlemede doru küheylan.
Deccal- Veya üstünlük duygusunun kaşağısı! .
Filozof- Söyledim ya ne denli ilerlersen bu yaşandığı sanılan ödünç ateş topunda kendinin gerisine daha çok yaklaşıyorsun . Ne kadar üste çıkarsan o kadar aşağı inmiş oluyorsun.
Deccal- Yaptığın da Maddeci demagojik söyleşi yani elbiseli üstünlük duygusu , benimle kadife eldivenlerini ve takılarını çıkar salt çıplak konuş bre garipler , garibi yolcu.
Filozof- Bre meczup sen çıplağın güzelliğini değil din kisbe si altında giydirilmişini sevmezmisin ? Onu ararken nasıl bahsedersin çıplak hakikatten.
Deccal- Eğer cehaletini; anlamazlığını kamufle etmeğe çabalayan her cahil gibi hakaretlerin ve aşağılamanın ardına saklayacaksan yolu bırakıp dönmek gerek . O zaman dönüp sürüye tekrar katılalım .Yada erdemde paralel olalım.
Filozof- Paralelsek yan yana gelemeyiz . Sadece kullanışlı oluruz. Sen filozof Neitzche”nin dergahından çıkmadın mı ? Yüseldikçe, alçalacak , battıkça çıkacak ; ilerledin m, gerileyecek değil misin ?
Deccal- Kavram kargaşası zayıf fikirlerin kargaşasıdır. ileri ve geri , alçak ve yüksek, batmak veya çıkmak ; senin bulunduğun yere göre değişmiyor mu ? En aşağıda isen diğer aşağıları yukarda görürsün.
Filozof- Haklısın tüm ölçümlerin mizanı birimine göre değişir . Her ölçü ( cm , inç veya hiç biri ) aynı mesafeyi değişik sayıda ölçer. Yanılgı burada başlar.
Deccal- Öçlü de ölçene göre bir kavram . Vakit sayıyor. Ben uykudaki koyuncuklarımın yanına dönmeliyim . Mezbahaya kadar onları Uyarmalıyım. Bir de kara koyunları bulabilsem. onları sürü dışına alabilsem.
Filozof- Kara koyun ve derede yuvarlanmayan çağıltı yapan taş . Hepsinin soyu bir. Aklın hikmetinden ve akmamaktan paylarını alıp çağıltı yapıyorlar . Kaya daha iyi örnek bence.
Akışa her direnen kaya sert hatlarını yitirir Yumuşak hatlı bir görünüm kazanır. Fazlası zarar ortası karar olan Toleransla özdeşleşir.
Deccal- Ya kopan parçalar kumlaşan bölümler?
Filozof- Kuma katılan her tane , kayanın sivri olan kısmının bir bölümüdür . Kum kayaların Sivriliğinin aşınmasından oluşur O da. Senin gibilerinin afyonunun işine yarar.
Tapınaklar yapar yığınla müritler oluşturursun. Bu da önce cüzdanını sonra megalomanini sağlamlaştırır.
Deccal- Bahsettiğin inancın kötü yanı birilerine göre yarının kapısı mıdır bilmem ama Bu gün gerçek inananların kötülüklerini siler yok eder. İnsanları yaklaştırır. Eğer sataşmanın arkasında genelleme varsa sen Filozof olamazsın sıradan koyun musun yoksa!
Filozof – Eğer Deccalsan arzını sen anlat sen yorumla,havarilerin ve anlatıcıların ve onların kendilerince yorumlarken menfaatler ile bozar anlattıklarını . Yüceler yücelerle anlatılır derim. bence Tabak sıyıran ana yemeğin lezzetini asla bilmez . Anlatırken bozar.
Deccal - Anlatımım onları toplar yakınlaştırır. Ben ham anlatacaklara asla güvenmem. Onlar benim Yücemi anlatırken kendilerini anlatır bilirim . O da yücelerin yücesinin yaralar Ben dağıtıcı değilim , toplayıp yakınlaştırmağa iteleyip birleştirmeğe geldim . Tasımı altınla doldurmaya değil.
Filozof – Sen birilerini ,birbirine yaklaştırırken diğer anlatıcılar ; diğerlerini bir , birine yaklaştırırken her iki yaklaşık birbirinden uzaklaşmıyor mu? Bura da Haçlı seferleri başlamıyor mu ? Tarih tekerrür olmasın ? dinler mezheplere dönüp tarikatlar Atomu parçalamasınlar. Yeni Saint - Bartelemi ler haçlılar veya yeni din savaşları ve terrör adı altında istilalar v e garip kurtarıcılar olmasın. Çok ulusluların ekmeğine yağ sürülmesin.
Deccal – Bileşke tektir. Afyoncu Ayrımcılar üstün sınıf iddiasında olanlar hep benim bileşkem senin bileşkeni döver deyişinden yola çıkar ve menfaatçi ruhban sınıfın uyutmak arzusu hükmetmekten çıkmıştır. Seni korkutan men’şe budur.
Filozof- Ben Tanrının bu dünyada verdiği nimetleri taassupla karalayıp onları yarına bıraktırıcılardan korkarım . İnananları ayrı Yollara sürükleyip birbirine düşürenlerden ve Ulu yaratıcıyı gazaplar ve korkunç cezalarla tanıtan ve onları sindirerek sömürenlerden korkarım.Ben ruhban sınıfın yarattığı bağnaz insanların yüceleşmesinden korkarım.
Deccal ;
AYRI GÖRÜNEN; AYNI YOLUN, YOLCUSU DİNLE BEN YARENLERİME ; YÜCELERİN YÜCESİNİN SUNDUĞU GÜZEL VERİLERİN VARLIĞINI ANLATMAYI HEDEFLERİM EVRENİN ULU MİMARININ BEN GİBİ nokta BİRİ İLE ANLATILMAĞA İHTİYACI OLMADIĞINI ONUN DOĞAN BEBEKTE DOĞAN GÜNEŞTE,HER CANLIDA DOGADA KURULU DENGEDE YARATILIŞIN ENGİN MUCİZESİNDE OLDUĞUNU BİLİLRİM. DOĞANIN GİZEMLİ ARMONİSİ İÇİN KOYDUĞUN U ESASLARDA KORKULACAK ŞEYİN İNSANIN KENDİSİ OLDUĞUNU VE YARATANIN DÜZENİNDE HIRSLI İNSANIN BOZDUĞU DENGENİN ENGELLENMESİNE ÇABALARIM. ULU YARATICININ SUNDUĞUNİMETLERE KÖR BAKANLARIUYARIRIM.
Filozof- Sen yedi uyuyanların Deccalımıısın..? Sahiden Sen sunuların güzelliğini kötüleyip günahlayıp yarına bıraktırıcılardan değilde o nimetleri anımsattırıcılardan mısın ? Yoksa gerçekten de bağnaz tefekkür hücresinden çıkıp Yaratanı yaratığı güzelliklerin şükranında kulu uyarabiliyor musun? Bu denli akılcımısın Yoksa bu senin soygun giysin mi ?
Deccal - On bin yıl Öncesinden beri. Taa.. Ahetatondan ,İbrahim den ,Musa dan ,Budadan bugüne her kara Koyun onu gördü . Ama anlatıcıların,anlatıcıları guruplara bölerek bir kör ler güruhu yarattılar ve kullandılar .
Oysa ulu yaratıcı tek ve O cenneti ve cehennemi insanın ayaklarına serdi. SEÇ dedi.
Filozof – Deccal Bileşke... TEK GERÇEKLİK . Bu evrenin senin benim onun MİMARI tek . Ayrımdan menfaat umanlar; bileşen üzerinde birleştirmeyerek . Ayrımı destekliyor böylelikle. Koyunları mezbahaya giden yolda en yakın ağıla sokuyor.Süt sağıyorlar.
Deccal - Yaratan sustu ! Kitaplarına göre En severek yarattığı insanın en acıklı haline bakıp Üzülüyor. O verdiği bunca güzellik arasında Özenerek yarattığı akıl ve erdem gibi nimetleri sunup vicdan terazisini verdiği insanın yaptıklarına hayretle bakıyor.
Ben çarığımı hırpani kıyafetimi ve asa mı değil Onun verdiği en güzel şeyleri alıp yola çıktım. Uyanmamışları bunca zavallı yedi uyuyanları mağaralarınadan çıkarıp bahar çiçeklerini kısa ömürlü kelebeklerin canlı renk armonisini göstermeğe ve diğer tüm erdemleri anlatmaya Yoluma gitmeliyim .
Kara koyunlar bana gelsin.
Filozof- Yol ver anlattıkların anlamaları için Ben uykularına önce gireyim seni anlasınlar.
Deccal – Önce Yol senin yoldaş. Zaten ERDEM OLMAZSA benim susmam gerekir.
Filozof- Yol insanın yolu .Yol aklın yolu, yol güzelliğin yolu, yol hikmetin yol toleransın, yol sevginin yolu. Erdemin yolu . Ben bu yolda aksesuarım.
Deccal- Koyunlarda bu cüruf un üzerinde ki mantarın aksesuarı Onlar ve ben gibi niceleri... geçti . Geçecek..!
Filozof ve Deccal şehire doğru seslenirler.
Uyananlar sofraya geçsin ! Sofrayı bilenler Onlar Evrenin ulu Mimarının sofrasındaki nimetlere tok ölecek.
Deccal- Tanrıyı verdiği nimetleri kullanarak sevindirecekler . Diğerleri aç ve kandırılmış. Çürüyecekler.
Filozof- Yeni gelenlere yer açmak için Gömdüklerimize doğru ilerleyelim yoldaş.
Deccal - İLERLEYELİM yoldaş.
TOPRAKTAN TOPRAĞA BORCUMUZ VAR ÖDEMEMEK İMKANSIZ ! AKILLI KARA KOYUNLAR TOK ÖLECEK DİĞERLERİ AÇ . YOL ÇOK UZUN GÖRÜNEN KISYOL. YER AÇILDI iLERLEYELİM MEZBAHA BİZİ BEKLİYOR SIRA İLE SIRASIZ İLERLEYİN KUZULARIM
İKİSİDE Yeniden, yeni erdemlere doğru kara koyunlar için yola çıktılar .
Erdal Uran 2001 Birinci Kitap
ERDEMDEKİ ÇATLAK Deccal 2
Evvel zaman milenium İçinde Milenium para içinde Para ihtiras içinde İhtiras petrol içinde Ümit Çin-Laçin de Sevgi kilimde Felsefe kimde Tanrı nimetleri Körlerin elinde Deve gezegende tellal iken bir pire berber,iken BİR GARİP DECCAL İLE BİR GARİP FİLOZOF tekrar YOLA ÇIKAR.
Filozof yomca konuşulan sıcak iklim ülkesi Yomland dan huzursuz ayrılmıştır . Bu ülke Anlaşmazlar denizi kıyısındadır. Filozof Sahili takip eder Tokat boğazını geçer , Kirli gölden sonra yedi tepeli Mega köye gelir.
Şehrin girişindeki yakıt olarak beyaz koyun kullanan sivri bacalı dev fırınları geçer ve Bir mezarlıkta tüm(mola verenlerin) yanında biraz dinlenir . Mezarın kırık taşın o kur acıtan iki kelime taşın bakiyesinde ağlamaya başlar
Ulu Selvi ağaçlarından birinin gölgesine oturur gözyaşları içinde bağırır.
Yandaki inşaatta kazı makinalarını seyreden kalabalık ve rutinden ağıla dönen bazı koyunlar Bağırtıya gelirler kalabalık toplanır . O bağırır. Ağlar. Gözyaşları içinde;
ERDEM ÖLDÜ…! KATİLLER ..! İHTİRASLARINIZLA ONUN ZARİF KABUĞUNU KIRDINIZ BU NEDENLE ÖLÜME UÇTU..!
ERDEM VE ÇOCUKLARI ÖLDÜ…! ŞİMDİ NE YAPACAKSINIZ ?
MEGA KÖYDE SİZ ONU GÖMMÜŞSÜNÜZ ..! ŞİMDİ DE NEYLE, NEYİ, NERzDE , NASIL KIYASLAYACAĞIM VAH KUZUCUKLARIMA
ŞİMDİ BİRİLERİ SİZE KENDİ MENFAAT LERİNİ ERDEM OLARAK SUNACAKLAR SEVGİLİ KUZUCUKLARIMI YIKAYIP MEZBAHAYA KADAR DOMUZ AĞILINDA SEMİRTİP YİYECEKLER.
AMAÇ DEĞİL ! ARAÇ OLACAKSINIZ.
VAH BENİM AK KOYUNLARIM. ORTADA DOLAŞAN ÖĞRETİMİŞ ERDEMİ AFİYETLE YİYİN.
KAMÇILANAN HIRSINIZLA GÖTÜREHEYE CEĞİNİZ HER ŞEY İÇİN KENDİNİZİ SATIN EN SON SEVDİKLERİNE VE SEVDİĞİN ŞEYLERE NE ZAMAN VAKİT AYIRDIN YILDIZLARI NEZAMAN SEYRETTİN BİR ÇİÇEĞİ DALINDA NE ZAMAN KOKLADIN KENDİN İÇİN NE YAPTIN . KUM SAATİN BOŞALIYOR. ZAMAN MASALI ANLATMA ONU PARAN GİBİ AKILCI KULLAN.
BİR ÇARKIN VİDASINI SIKARAK DİRİ İKEN ÖLÜN.
DİRİ GİRİN MEZARINIZA YAŞAMAYI .; YAŞAMADAN TANRININ EN GÜZEL EMANETLERİNİ: TATMADAN ÖLÜN.!
İHTİYAÇ FAZLASI SAHİP OLDUĞUNUZ KULLANMAYIP SAKLADIĞINIZ HER ŞEYİ BAŞKARINA BIRAKARAK GİDİN. ONLAR KULLANIRLAR.
BAŞI BOŞ , SADAKATSİZ VURUCU VE TOPLUM ÖNÜNDE GLADYÖTÖR OLUN BELKİ ÇOBAN SINIFINA ATLARSINIZ VEYA BATIN OT KALIN.KARAKOYUNLUK AKLINIZDAN GEÇMESİN.
TANRININ SUNDUĞU BOŞUNA HARCADIĞINIZ NİMETLERDEN UZAK KAPİTAL ÇARKININ TAŞIDIĞI AĞIRLIĞI OMUZLAYARAK ÖLÜN.
MEZAR TAŞINIZA YAŞAMAYI UNUTTU OT OLARAK YAŞADI DİYE YAZILSIN. MİRASÇILARINIZ GİDİN DİYE GÖZÜNÜZE BAKSINLAR .
BİR KUŞ KADAR AKLINIZ YOK SİZİN ÇARKIN ZAVALLI 594 NCÜ VİDASINI SIKIP REKABET VE YARANMADAN GEÇEN ÇÖKÜŞE ULAŞIN.
DOĞADA YUVASINDAN GAYRI BİRKAÇ YUVAYA SAHİP OLAN. HAVA ATMAK İÇİN ÇOK ÖZEL ARAÇLARA GARDOROPLARA SAHİP TEK CANLI OLUN STOKLARINIZ VE PARA SİZİ KULLANSIN.
NE CARPE DIEM ! NE DE DÖNÜŞÜMSÜZ HARCADIĞINIZ 86 400 SANİYE! UMURUNUZDA OLMASIN UYANIKLIĞI OYNARKEN UYUYUN DOĞUMDAN ÖLÜME AFYONLU KALIN. SİZ BEYNİ YIKANMIŞ ZAVALLILARSINIZ. UYANDIĞINIZDA TREN KAÇMIŞ OLSUN. GÜLMEYİ UNUTMUŞ BEYAZ KUZULARIM.
Nihayet susar ve sorar
Biri seslenir ;
- Senin kara koyunun ölmeyecek mi ?Sırf Ak Koyun mu ölecek!
Ağaçlar arsından biri asa sı elinde çıkar bu Deccal dır. O cevap verir.
- Fark şu Biri Tanrının sunularına tok diğeri Aç gidecek
Filozof ekler
- Biri yaşamı yaşamış olarak gidecek öbürü ise Yaşamın anlamını bilmeden gidecek.
Halk sinirlenir, homurdanır. Onları kovalamak gerek ! Bizde yaşıyoruz !
Filozof ve Deccal beraberce;
- Siz yaşayan ölülersiniz! İki delikli solucandan farkınız yok!Eşelenin bir Metre karenizde !
Filozof ilave eder.
- Acınacak beyaz kuzularım sizi çobanınız iyi Eğitmiş . MEZBAHA KAPISINDA UYANMAMAK İÇİN DUA EDİN . ZATEN ARANIZDA KARA KOYUN HİÇ GÖREMİYORUM ARAYAN VE YAŞAYAN ARAŞTIRAN VE DÜŞÜNEN SİZ YAŞAMAYAN RUTİN E ŞARTLANMIŞ ÖLÜLERSİNİZ .
DİRİ , DİRİ GÖMÜLENLERDENSİNİZ GLOBAL KAST TEŞKİLATININ KÖLELER SINIFISINIZ.
KULLANICILARIN İHTİRASIN, KAPİTALİN, GÖSTERİNİN. HİZMETİN, REKABETİN KÖLESİ, BÖYLE EĞİTİLDİNİZ, UYUTULDUNUZ! TIRMANIN MEZARINIZA DÖNECEKMİŞ GİBİ YAŞAYIN ZAVALLI BAKTERİLERİM. ZAVALLI PAVLOV DENEKLERİ..!
BEN KARA KOYUNLARIMI ARIYORUM DÜŞÜNEN VE SEÇTİĞİ ERDEMLERLE YAŞAYAN.
BİZİ KOVALADINIZ ÇÜNKÜ OKUMAK VE SEÇMEK GÜCÜNÜZÜ YİTİRMİŞSİNİZ. OKUMAK SADECE DİPLOMA ADINA OLMUŞ. KÜTÜPHANELER BOMBOŞ. SUNULAN STANDART GIDAYI ALMAĞA EĞITİLMİŞSİNİZ.
BANA AKLIN HİKMETLERİ VİCDANI İLE SEÇTİKLERİ SUNULARI , ERDEMLERİ ALABİLECEKLER LAZIM .
KARA KOYUNLAR GEREK BANA,
ZAVALLI KOYUNLARIM SİZ METROPOL ANDROİDİ OLMUŞSUNUZ.KIŞ UYKUSU BASMIŞ SİZİ. Selviler arasından DECCAL MEKANA ULAŞIR. -FİLOZOF HAKLI …!
Halk - Bu iki ÇATLAK nereden geldi.
Filozof - ÇATLAYAN BİZ DEĞİLİZ ÖNCE ERDEMİN KORUYUCU ZIRHI ÇATLADI . SONRA ERDEM ÖLDÜ.
Halk- ÇatlakFilozof , Çatlak Deccal .
Deccal - SİZİ GİDİ CHİPLERİ STANDART METROPOL ANDROİDLERİ . SİZİ GİDİ DENEKLER . SİZİ GİDİ ACINACAK HİZMETKARLAR . ERDEMİN KABUĞUNU DEĞİLYIKAMIŞLIĞINIZIN KABUĞUNUDA ÇATLATIN UYANIN !
Uzakta bir fabrikanın gece vardiyası düdüğü çalar.
Filozof seslenir;
- HAYDİ AK KOYUNLARIM HAYDİ BENİM ZAVALLI DOLAP BEYGİRLERİM YEM BORUNUZ ÇALIYOR PAVLOV SİZİ BEKLİYOR!
Halk homurdanarak dağılırken birileri tempolu bağırır:
Halk.iştirak eder.
Bu sırada yakın camilerden birinde sela verilir , Deccal seslenir.
Halk uzun bacalı insan yiyen binaya dolar. Vardiya değişimi olmasına rağmen dışarı çıkan olmaz. Filozof Deccalı onu ağlatan mezarın başına götürür. Kırılan taşta kalan kelimeleri okutur.
Filozof asasını yanına koyar ERDEMİN Mezarını BERABERCE kazmaya başlar.
-Gel bir çatlak yerine iki ÇATLAK kazalım .bu çatlaktan da birileri ışığı görsünler.
Filozof – BENİM KADİM DOSTUM VE CAN DÜŞMANIM DECCAL SENİ BULMAK GÜZEL. Beraberce kazıya devam ederler, Tırnakları ile didiklerler toprağı TABUTU bulurlar açarlar. Tabut boştur. Çığlık çığlığa dans ederler.
ÖLMEMİŞ, ÖLMEMİŞ BU YALANCI MEZAR ONU BULMAK VE YENİDEN HALKIN ARASINA KOYMAK LAZIM ARAMAYA DEVAM..!
Yorgun halde boş mezarın başına otururlar:
Filozof - Yomlamdlılar sıcak iklim çocukları idi :Bu nedenle ağırdılar .Bunlar ise tam anlamı İle METROPOL ANROİDİ . Otomasyon Çocukları . hizmet chip i takılmış hizmetliler sınıfı ( kullan ve at ) için ideal.
BU TİPLERİ KAPİTAL SAHİPLERİ PEK ÇOK SEVER . SIK YAĞLAR, FIRÇALAR MİNİ ÖDÜN ŞARJINA TAKARLAR YEMLER VE UYANDIRMADAN OKULDA FİLİMDE GAZETEDE EĞİTEREK DOYASIYA KULLANIRLAR .
YEDİ UYUYANLAR ORDUSU ÖYLESİNE YIKANMIŞTIRKİ KARA KOYUN ÇOK AZ BULUNUR ARALARINDA.
Deccal – Sunuları görseler de algılayamayacak kadar şartlanmışlar . Belki erdem kahrından öldü;
Filozof - KULLANIŞLI HALE GETİRDİLER METROPOL ANDROİDİ ERDEMİ DİYE BİR SİTİL DOĞURDULAR. İŞTE BU NEDEN İLE ERDEM ÖLDÜ DİYORUZ BENCE ERDEM ÖLMEDİ . ÖLÜMCÜL YARA ALDI.
ERDEMSİZLER , ERDEMLİLERİ KULLANMAK ÜZERE İYİ BİR METOD BULDULAR.. GEÇEK ERDEM TÜM GÜZELLİĞİ İLE KULLANILMAMAK İÇİN DERİNDE.SAKLANIYOR.
ERDEM SAHİBİ OLMAYANLAR GERÇEK ERDEMLİLERİ , BAZI ERDEMLERİNDEN YAKALAYIP DELİ BİR HIRSLA ÖLESİ KULLANMAKTALAR. KÖLELER SINIFI DOĞUYOR. DELİCE DİKKAT GEREK .
Deccal,
Filozof - Bence ERDEMLİLER , ERDEMİN ÇAĞDAŞ METAMORFOZA UĞRADIĞININ FARKINDA DEĞİL . Kullanışlı oluyorlar.
Deccal- Uyanmak ve uyanmamak umurlarında Değil. Geliyorlar. Yemek yiyorlar. Çiftleşiyorlar Ölüyorlar.
Filozof - Onların kozasından asla kelebek çıkmayacak. Hep tırtıl kalacaklar. KULANICILAR akıllı . Gün yirmi dört saat Beyin yıkıyorlar.Çobanlar iyi eğitilmiş kuzular Farkında olmadan kesime gidiyor,
YEDİ UYUYANLAR YANİ AKKOYUNLAR DERİN UYKUDA !
UYANANLAR KARAKOYUNLAR SÜRÜYÜ TERKEDİYOR.
Deccal – Köleler sınıfı doğuyor.
Filozof – Aynı sistem devletlerde de geçerli, BEYAZ KOYUN OLAN DEVLETLER . ÇOBAN OLAN DEVLETLER . KARAKOYUN DEVLETLER ÇOK ULUSLU SÖMÜRÜCÜ DEVLETLER.
Deccal- DEVLETMİ ? YOKSA DEVLEŞMİŞ ÇOK ULUSLU ŞİRKETMİ…..!
BUNLAR ERDEM KOYUCULAR MI ..…! ERDEM KULLANICILAR MI...! YOKSA MASAL EJDERHALARIMI? PEK BİLMEM AMA GERÇEKTE KAN VE PARA TACİRLERİ . TANRISIZLAR…
Filozof – Siyaseti bırak din ve devleti ayırmak gerek.Vatikan bile bıraktı.Bizim asıl uyarımız Mega köyde ERDEMLİLERİN NEDEN EN KULLANIŞLI OLDUĞUUNU ARAYALIM.
Deccal -Bence
Filozof- HAKLISIN SUNULAN ERDEMLERİ İRDELEMELİ SEÇMELİ SEÇİLMİŞ ERDEM KULLANMALI.
Deccal - ERDEM ZATEN DOĞRUYU İYİYİ SEÇEBİLME DEĞİLMİ ?
Filozof - SUNULAR İÇİNDE KULLANIŞLI OLANLARA DİKKAT GEREK.
AYRICA VERİLEN SEÇENEK SAYISI AZ İSE ZAVALLI BEYNİ YIKANMIŞLARDA YIKANMAKTA OLANLARDA ARITIMIŞLIĞI BOZAR. HEDEF SAPTIRIR.
Deccal - KULLANICININ KİRLETMEDİĞİ ERDEMİ SEÇMEK ZOR .
Filozof - SUNULAN VE SEÇİLEN BÜTÜN MESELE BU OLMAK VEYA OLMAMAK BURADA BAŞLAR..! SELAM OLSUN İNGİLİZ YAZARA!
ERDEM AYIKLAMAK KİMYA , SİMYA İŞİ. EN TTİZ SİMYACILAR ARAŞTIRMALRINDA NE KADAR SAKINIRLARSA SAKINSIN ZEHİRLENECEĞİNİ BİLİR VE KENDİ PANZEHİRİNİ YANINDA TAŞIR.
ÜSTÜN BİR ARAŞTIRMACI SUYU SU OLMAYAN ŞEYE GÖRE DEĞERLENDİRİR.
NEİTZCHENİN DEDİĞİ GİBİ . İDEALİST TRAGEDYASINI HIRSLA YILMADAN. OYNAMALI SEÇMENİN İNCE ÇİZĞİSİNDE İYİ DANS EDEBİLMELİ.
Deccal – Korkmamalı KUSURSUZ OLAN TANRIDIR
KORKMAMALI HATALAR İNSANLAR İÇİN DOĞALDIR TEKRARLAMAK SORUNDUR. Şeçim deneme , yanılma ile de bulunur.
← Önceki bölüm · Bölüm 2 / 7 · Sonraki bölüm →