Şiir, Dr. Nesrin Uran'a

Bu Kısım Dr. Nesrin URAN 'a Adanmıştır. ( şiiri de vurdular kitabının bir bölümüdür)
BİR AŞK HİKAYESİ Yarım; Yaren’im Yarim Yıllarca Yumak olduk seninle Tanrı Çözdü Çile yaptı.
İSYAN Sabrın Kovanından çıkmış Mermi gibiyim Ölümcül Ve Harcanmış.
ŞİİRİ DE VURDULAR I Erdem Rus ruleti Başarı Sabun köpüğü. Beceri; İspat. Yaşam ; Avuntu: Güzellik; Afyon Kader ; Deccal. Şiir ; Sen. Ölüm her hücren. Maestro; Tanrı Müzik; Toprak. Seyirci Ben. Gömülen; Biz. Yalnızlık; Zehir. VURULAN ŞİİR.
HİDİV Koruda kuşlar seni sordu Erguvanlar seni aradı bu bahar Boş masamız özlemli Son fincanda öpüşün kalmış Boğazın maviliğinde gözlerini izi. Kasrın mermerleri soğuk Morga uzattığım tenin gibi Gece çökmüş Hidivin renklerine Sisli sensiz patikaları korunun Sokak lambaları yorgun Deniz bile kara. Ağaçlarımız mut’tan soyunmuş Tanrım aldattın bizi Bir ömür dedin; Bir perdelik oyunmuş.
GELİVERSEN Ege’de bahar var Kuş adasında bir mut’un saklı Gediz ovasında sıla sevdan Mor dağları şebboy dolu Egenin Bademler çiçek açtı Hayret ! Gök ve deniz sensiz de mavi Zakkumlar gelin tacı tutmuş Sensiz yollara Kuşlar umutlu beyaz bulutlardan Ekinler yine boylanmada Yeşil kendine bir empresyon Rüzgar tarıyor Tanrının dağıttığı saçlarımı Yollar karşılamaya hazır sevdanı Bir mucize olsa Masallardaki gibi Görüversen sensizliği DÖNÜVERSEN
ADALET NEREDE ? Doğa aldı benden seni Ben tapardım O çürütüyor.
DUA Deli rüzgar Üşüyen gönlümü Kopar steplerden Bir tropik ormanda ısıt Sonra istersen Yeşille çürüt Karbonlaştır Onu ısıt
O , DA GEÇER Bektaşiler ‘’ O da geçer ‘’ demişler. O kazınmış yüreğime Kezzabını döktüm zamanın ‘’ da ‘’ geçti de... O hala geçmedi.
UYKU Al götür beni ütopyaya Pamuk koynuna al gecenin Göz kapaklarıma bir ton yük bağla Renkli dünyalar koy göz bebeklerime İğneli beşiğe çevirme yorganımı Onsuzluğa sabrı öğret O nu getir demiyorum rüyama Geriye götür demiyorum zamanı Uyuduğum zaman Sökülsün beynimdeki çivi Onun koynuna girer gibi Gecenin koynuna gireyim Şafakta uyanmadan biteyim.
BASU BADEL MEVT Kahkaham şaşı Ezik Sustuğum an Basıyor gölgen Bir garip aydınlığım Acımasız Tutsak Özğür bile değilim sensiz Sabahları öten kuşa kırgınım Kırgınım sensiz açan çiçeğe... Kırgınım sensiz doğan güneşe Bir küçük serçe Bir kızıl gelincik iyi benimle Birde doğmamış bebek Serçe; Zarif çaresizliğini hatırlatır. Gelincik kısacık ömrünü Doğmamış bebek umudum Belki senden iz taşır, Yalnızlığım artık Toprağında tükenecek Ona eriştiğim an Bu tragedya Ebediyen bitecek.
BAHAR Ağır ağır gülümseyen yüzün Sıyrılmakta yorgun kıştan Bir tutsak tutku Gizlenmede Patlamaya hazır tomurcuktan Kutsal bir öpüş Renk yaymada Yeniden doğuştan Arınmayı izleyen Saçını kışta aklatan bulutlar Çocuksu kıvançlı bir kuş gibi Mavide unutuş gibi Kıştan ebedi kurtulmuş gibi Pan’ın şarkısını söyler Sabrın gücü Solgun Hasta yatağında gülümser. Ilgıt,ılgıt Yepyeni bir düş gibi Ölümü unutmuş gibi Deli gönlümde BİR BAHAR RÜZGARI ESER.
ŞAŞI Seni sen olarak sevdim Beni sen olarak sevdim Şimdi kara toprağı Sen diye sevemiyorum.
ŞİİRİ DE VURDULAR II Şiiri bir Vietnam da vurdular. Bir Kamboçya da Bir Pakistan da Bir Bosna da, Bir serçeyi izleyen avcıda Bir de; Sende vurdular şiiri Senin vuruluşunu onlar Onları vuruluşunu dünya Görmedi Ama; Gönlümde vurulmuş şiiriniz Hiçbir zaman ölmedi.
TUTSAK QUASSİMADO Quassimado gibi KADER yazdım Notr- Dam’a Bir havai Esmeralda doyamadığım sevgin Verirken bile ego üşümüş kollarımda Garipler bayramında birinci , ben Sencileyin ıslak,titrek, kambur Avuç içi engin Ayaksız uçmayan bir karga Sarsak düşlerim sencileyin Prangam sevgim Gardiyanım kaderim Kefenin düşüncelerim.
KISKANDIĞIM TOPRAK Ölümün atlıları Dolu dizgin Koştururken atlarını Sen sakin Sen sükun dolu Açmış kollarını Kucaklıyordun Tanrının Yanlışlarını. Sardı zarif tenini Soğuk gece Toprak kavuştu sana Kendince. Şimdi İsyan ve hırs dolu içim Dediğim gibi sevdiceğim Sensiz Artık ben Bir HİÇ’im.
SENSİZ Devam diyorlar yaşama Sahte tebessüm Ruhsal kargaşa Aydınlığım.. Sıcak yaz güneşim Buzlar sarkıyor saçaklarından Yuvamızın ; sevgilim eşim. Erişilmeze yazıldı adın Tenini kemiren böcekler Beynimi de delecekler. Kabrinin üzerinde güller açmış Bana ne ! Gelincik gibi zarif Kısa ömürlü Yaban gülüm En büyük dostluğu yapar Yanına beni de alırsa Düşmanım Ölüm...
SEVDİCEĞİM Bir çimen olsam toprağında Çürüsem Birleşsek.
İSTANBUL SENSİN Nereden baksam, Ufukta sen varsın. Aşiyanda sen, Kalender de sen. Kavakta sen. İstanbul artık yapyalnız Sulara düşmüyor gölgen. Bu sevdiğim şehir Öksüzler yurdu Yedi tepe Yedi yetimhane. İlk elini tuttuğum Kanlıca Öksüz Adalar ağlıyor arkandan Bir Yeniköy mutlu Solgun tenini aldı koynuna Bir de mutlu Yelken açtığımız tekne Kahkahaların kalmış seren direğinde Akşam güneşi Unutmamış tenini VE Üşümüş sulara seni sormuş. Demişler ki.. O KAYBOLMUŞ